Kayıtlar

 DEĞERLİ DOSTLARIM YÜCE TÜRK MİLLETİ         Bugün yani günümüzde 1914-1915 birinci dünya savaşında Osmanlı İmparatorluğunun yok ediliş stratejisi uygulanmaktadır         Balkanlar Afrika,Kafkaslar,Ortadoğu İngiliz Ajanları,Abd Ajanları tarafından karıştırışlarak her yerde isyan çıkartan         İhtilaf devletleri Osmalı İmparatorluğunu sıkıştırıyor savaşa girmesi için zorluyorlardı İttifak edevleti olan Alamanlar         Goben ve Braslau Muhripleri boğazlardan geçerek Rusyanın karadeniz limanlarını bombalıyarak Osmanlıyı fiilen I.Dünya         savaşına girmesine neden olmuştur bu savaş gemilerine Osmanlı bayrakları çekilimnce fiilen Osmanlı savaşa girmiş         sayıldı Şimdi Gene aynı piskolojik savaş uygulanıyor her tararftan kuşatılan Türkiye denizlerde de sıkıştyırılıyor         yani piskolojik bir savaş oynanıyor Eğer Ege ve Akdenizde Tür...
 KARAÇALAR TÜRKTÜR VE DÜNYA ÜZERİNE DAĞILMIŞ 90 MİLYON DUR AYRIZCA ÇERKESLER UTUK TÜRK KAVİMİNİN DEVAMIDIR Din Sünni İslam Karaçaylar veya Karaçaylılar (Karaçay-Balkarca: Къарачайлыла - Karaçaylıla veya таулу - tawlu "dağlı", pl. таулула - tawlula[1]; Ethnonym.: Алан - Alan, pl. Аланла - Alanla[2]; Ironca Osset lehçesi: асиаг - Asiag[3]; Digor Osset lehçesi: æссон - Aesson[3]; Megrelce: ალანი - Alani[3]; Nogayca: Aлани - Alani[4]; Svanca: აწ/ოვს - Az/Ovs[3]; Kabardeyce: Куша - Kusha[5]), Türk halklarından biridir. Çoğunluğu Rusya içindeki Karaçay-Çerkesya’da yaşar. Karaçay-Malkar Türkleri yüzyıllardan beri, Kafkas Dağları’nın en yüksek zirvesi olan Elbruz dağının (Mingi Tav) yüksek bölgelerinde ve derin vadilerde yer alan köylerde yaşayan iki kardeş topluluktur. Elbruz dağının bir ucunda Karaçaylılar, diğer yamacında Malkarlılar yaşar. Bu coğrafi konumun dışında aralarında hiçbir farklılık yoktur. 1920’li yıllarda Sovyetler’in "Kollektivizm" politikası gereği, dağ ...
 ATATÜRK VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ.    ULUSÇULUK KAVRAMI: O halde Ulus,nedir    Ulus bir toplum aşamasıdır.İnsanların oluşturduğu toplum millet olma özelliklerini kazanıncaya kadar,birçok aşamadan    geçemiştir.Milletin enson ulaştığı bir aşamadır.İlk çağlarda Toplumlar.Millet olma niteliğini kazanmamışlardı Bir toplumun    Millet olabilmesi için bir takım koşullara bağlıdır.Uygarlık ilerledikçe bu koşullar oluşur ve toplumlarda millet olma    nitelikleri kazanır.Türkler ilk çağlardan beri milletci bir Türklük ten çok Ait oldukları boy ve bsoy guruplarına göre    ve kabilelerine göre ayrılırlardı Millet kavramı VIII.Yüzyıl başlarında göktürkler(Budun)sözcüğü ile bilinçli bir şekişde    (ORHUN)Yazıtlarında ölmezleştirdiler.Bu sözcük bilinçli bir milletçiliğin.İnsanlık tarihinde ilk defa ortaya konmasından    sonderece önemlidir bir toplum millet.Olabilmesi için şu niteliklere sahip olması gerekir.A...
ATATÜRK VE MERHUM GENEL BAŞKANIMIZ ALPARSLAN TÜRKEŞ BEYEFENDİNİN TÜRKLÜK BENZEŞMESİ    Atatürk Türk ve dünya tarihi ile çok yakından ilgilenmiş Başarılarının önde gelen gizlerinden biri de engin tarih    bilgisidir kısa sürede kendi öz benliğini kazanan ve yepyeni Devlet kurarak geçmişin kötü anılarından kurtularak    geçmişin  kötü anılarından sıyrılan Türk milleti bu işin bilkincini vermek için buna inanan Atatürk TÜRK TARİHİ    TETKİK CEMİYETİ,Nİ. Kurmuştur bu kurumun çalışmalarıyla  çok yakından ilgilendi.    20/07/1931günü Ankara MİLLET EVİ denilen kurumda halk evinde yapılan çalışmalara başkanlık etmiştir gündem deki    konuları incelediğimizde Atatürk,ün Türk tarihi hakkında duyarlılığını  Tarih  bugün  dahaiyi anlıyoruz Atatürk  gündem gereğince    Cemiyetin Çerkesler hakkında araştırma yapmasını istemiş ve rusya dan birçok tarihçi Türkiye ye çağırılmış ve yapılan   ...
Atatürk ve laiklik    Din gerekli bir kurumdur Dinsiz milletlerin devamına olanak yoktur Şurası varki ,din.Allah ile kul arasındaki bağdır    Genel olarak Yüce dinimizi laiklik,din ile ilgili olmayan dünyevi ve devlet işlerini  dini görüşlerden ayırıp bağımsız    bir hale getirmektir hiçbir iktida elinde olmayan yetkiyi kulanamaz insanlara din dayatamaz.    laikliğin Tarihçesi    Batı,da laikliğin başlangıcı XIV.yüz yılda  Din adamları sınıfının .siyasal nüfuzlarının son bulması,na yol açmıştır    bu mücadelerin sonun da laiklik ortaya çıkmıştır.Rönesans ve Reform hareketleri düşüncenin laikleşmesini hızlandırmıştır    1778 Fransız Devrimi bu düşüncenin yayılmasına neden olmuştur.Laikliğin gelişmesinde etken olmuştur laikliğin gelişmnesinde    papalığın önleme gayretlerine karşın giderek gelişmiş  ve XIX.Yüzyıl boyunca yaygınlaşarak laiklik kabul edilmiştir.batıda    XVI.yü...
     ATATÜRK,E GÖRE TÜRKÇÜLÜK BİR İDEOLOJİ BİR SİYASİ AKIM DEĞİL BÜTÜN TÜRK DÜNYASINI KAPSAYAN BİR YAŞAM BİÇİMİDİR DER          Atatürk,e göre Türk milliyetçiliği.Atatürk,ün Türk milliyetçiliği Türk,ün yurt ve millet severliğinden,yurdu ve milleti      için yaptığı yaralıklardan kaynaklanmaktadır Osmanlı  İmparatorluğu  döneminde ,Bir Türk millet bilinci  ve fikri gelişmemişti      Devletin yapısı Din temilinde ve İmparotorluk bünyasinde yaşıyan hermnilleti ümet olarak kabul  etmiş ve ümmet olarak      kabul ediliyordu,öteyandan,imparatorluğu oluşturan Türklerden başka topluluklar,özellikle 19.yüzyılın başında itibaren      kendilerini ayrı bir millet olarak görmeye başladılar buna neden 18.yüzyılın sonlarında gelişen 1789 fransız devrimi,nin      Getirdiği milliyetçilik akımının yagınlaşmasıdır.birde yurdumuzu birli ve beraberliğimizi parçalam...
Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi, Osmanlı tarihinde Karlofça Antlaşması’ndan (1699) başlayarak, Yaş Antlaşması'na kadar (1792) geçen süreye denir. Bu dönemin sonlarına doğru, Osmanlı Devleti'ne Avrupalılar tarafından "Hasta Adam" denmeye başlanmıştır. Çünkü bu dönemde Osmanlı Devleti, büyük oranda toprak kayıpları yaşamıştır. Bu dönemde Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları’yla kaybedilen yerleri geri almak ve mevcut toprakları korumak amacıyla batıda Avusturya ve Venedik, kuzeyde Rusya ve doğuda İran ile savaşlar yapılmıştır. Bu yüzyılda Avrupa’dan geri kalındığı Pasarofça Antlaşması’ndan itibaren kabul edilmiş ve yapılan ıslahatl Bu yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti, kaybettiği toprakları geri alarak Avrupa'da tutunmayı ve eski gücünü korumayı amaçlamıştır. Ancak bir süre sonra bu amacına ulaşamayacağını anlayınca elindeki toprakları koruma politikası izlemeye başlamıştır. Bugün uygulanan politika Osmanlıcılık sevdası ile ...